Kesintisiz Nedir?

Kesintisiz olarak devrimci pratiği belirleyenlerden yana bir söz için yola çıkıyoruz

Teori yaşamsal bir kılavuz olarak pratiğin yol göstericisi, ön açıcısı ve propaganda alanıdır. Teori, pratik olmadan ve pratiğe dayanmadan bir anlam ifade etmeyeceği gibi doğru bir teorik yönlenmeyle buluşmayan pratik de devrimci biçimselliğini var ediş noktasında gerileyecektir. Devrimci biçimsellik ve eylem doğrudan bir propaganda özelliğine sahiptir. Bu propagandanın yoğunlaştırıcısı, derinleştiricisi ve toplumsal kanallarla buluşma imkanını yaratma ise teorinin bir görevdir.

Kesintisiz olarak devrimci pratiğin teorik anlatımını üstlenme, karşı devrimci ve reformist anlatılara karşı Marksist-Leninist bir alan var etme, devrimci pratiğin önünü açacak imkanlar üzerine tartışma ve bu tartışmanın içinde devrimci pratiğin savunusunu üstlenme iddiasıyla yola çıkıyoruz. Bu sözün içindeyse anlatımın ”dışarıdan” olmayacağını direnenlerden yana olanların ve bizzat direnenlerin bu sözü kuracağını söylüyoruz.

”Tarihimiz bir sömürüler, göçler, savaşlar, sürgünler ve her türlü
kökün yok edilişi tarihi.” Yaklaşan İsyan

“Her çağda yapılması gereken, geleneği, onu alt etmek üzere olan
konformizmin elinden bir kez daha kurtarmak için çaba harcamaktır.” Walter Benjamin

Geleneği, devrimci çıkış için bir kopuş noktası olan belirlenimleri, bu belirlenimlerin devrimci bir hafızayı ve üretimi yaratmak amaçlı kullanımını üstlenme olarak görüyoruz. Devrimci geleneğin düşmanla araya çekilen kesin bir çizgi olduğunu, ancak bu çizgiyi çekebilenlerin şiddet pratiğini elinde bulunduran devrimciliği yaratabileceğini söylüyoruz. Yapacağımız üretimse şiddet pratiğini elinde bulunduran devrimciliğin çizgisinin bir parçası olacağı gibi devrimci geleneği karşı devrimci araçlarla düzenin suni denge üretiminin bir aracı haline getirmek isteyenlerin karşısında konumlanacak. Tarihimiz her türlü kökün yok ediliş tarihiyse devrimci kökü korumak, savunmak ve günümüz mücadele biçimleriyle birleştirmek de sorumluluğumuz olmalı.

Tarihsel direniş hafızasını güne taşımak

Faşizme, oligarşiye ve tüm sömürü biçimlerinin iktidarına karşı direniş ve bu direnişin Marksist çizgiyle bütünleştiği alanlar ortak tarihimiz ve günümüz için yön gösteren kılavuzlardır. Rus Çarlığına karşı Narodnoya Volya devrimcilerinin iradi bir kopuşla başlattığı direnişin, Bolşeviklerin çizgisinde iradi-politik devrimciliğin ekonomik-demokratik örgütlenmeyle bütünleşmesi devrimci örgütlenme biçimlerinin temeli olmuştur.

Bolşeviklerden, Alman emperyalizmine karşı silahlı ayaklanma başlatan Spartakistlere, onların ”yeni Alman faşizmine” direnen ardılları olan Kızıl Ordu Fraksiyonu ve Devrimci Hücreler savaşçılarına, Maoist gerilladan, Küba’da gelişen ve tüm Latin Amerika’ya yayılan Fokoist ve Guevarist gerillaya, Marighella’nın şehir gerillası çizgisinin parçaları olan Tupamarolara, Kızıl Tugaylara, IRA’ya, Japon Kızıl Ordusuna ve FHKC’ye tüm uluslararası devrimci örgütleri tarihimiz olarak okuyoruz.

Bunların yerelimizde ki karşılığı THKP-C, THKO ve TKP-ML’nin de ülkemizde ki devrimciliğin teorik ve pratik kuruluş örgütleri olduğunu, 71 özelinde özgül bir sömürge devrimciliğinin yaratıldığını ve bu biçimin tüm sömürge ülke devrimcilerine örnek olabileceğini söylüyoruz. Bu açıdan 71 bizim için özel bir konumlanış ve okumaya sahip olacağı gibi 71 kopuşunun kavramsallaştırmaları günümüzün uluslararası ve yerel devrimci gelişmelerini okuma da bir temel olacaktır. Tarihsel olarak ülkemizde faşizme karşı geliştirilen tüm pratik direniş deneyimlerini, bunun içinde var olan doğrudan halk örgütlenmelerinden, silahlı mücadeleye, tecrite karşı ölüm oruçları direnişine ve günümüzde Çağlayan ile Sur’a uzanan yolda tüm deneyimleri sahipleniyoruz ve bu deneyimlerden yana bir anlatım gerçekleştireceğiz. Okmeydanı ile Sur, Cizre ile Gazi arasındaki bağ ve fikrin bu coğrafyada sosyalizmin geliştirileceği temel olduğuna inanıyoruz.

Kesintisiz olarak, sosyalist güzergahtan yana bir yolda üretimimizi gerçekleştirirken bu üretime katılmak isteyen tüm dostların dayanışmasına açık olduğumuzu da söylüyoruz. Faşizmin ve oligarşinin karşısında olan, halkın yanında yer alan her yazı ve katkıya açığız.  Faşizmin varlığını yoğun bir şekilde ortaya koyduğu bir tarihsel anda coğrafyamızın her parçasındaki devrimci kökle buluşan bir çizgiyi oluşturmaya çalışacağız.